|
TÜRK HUKUKUNDA
YASAL MAL REJİMİ OLARAK
EDİNİLMİŞ MALLAR KATILMA
Kadının toplumsal yaşamda eşit haklara sahip bir birey olma
yolundaki ve o günün toplumu için devrim niteliğindeki en önemli adım, (1924
Anayasa'nın Seçme ve Seçilme hakkındaki 10. ve 11. maddelerini değiştiren 2599
sayılı ve 5 Aralık 1934 tarihli kanun ile,) kadınlara da seçme ve seçilme
tanınması ile atılmıştır. Ancak siyasi alandaki bu büyük adım ne yazık ki özel
hukuk alanında, eşlerin malvarlığına ilişkin düzenlemelerde kendini
gösterememiştir. 1926 yılında yürürlüğe giren bugün eski Medenî Kanunu olarak
adlandırdığımız Türk Kanunu Medenisi, kaynak İsviçre Medenî Kanununa göre eşler
arasında geçerli olan ‘mal ortaklığı’ rejimini değil de, o günkü toplumun
yapısına daha uygun olduğu gerekçesiyle ‘mal ayrılığını’ yasal mal rejimi
olarak kabul etmiştir. Ve böylece 75 yıl sürecek olan bir haksızlığa neden
olmuştur. Bu haksızlık, Yargıtay’ın içtihatları ile giderilmeye çalışılmış
olmakla beraber, ancak 2002 yılı itibariyle yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk
Medenî Kanunun, eşler arasında ‘edinilmiş mallara katılma rejiminin’ yasal mal
rejimi olarak kabul edilmesi ile büyük ölçüde ortadan kalkmıştır.
MAL REJİMİ
SİSTEMLERİ
Kara Avrupasında ‘mal ayrılığı’ ya da ‘mal ortaklığı’ esasına
dayalı yasal mal rejimleri ile karşılaşmaktayız. Roma Hukukunun hakimiyeti ve
etkisini ağırlıkla hissettirdiği ülkelerde, mal ortaklı esas olarak karşımıza
çıkmakta iken, Alman (Germen) Hukukunun etkisini gösterdiği ülkelerdeki
düzenlemelerde ise ‘mal ayrılığı’ esaslı mal rejimleri karşımıza çıkmaktadır.
Mal ayrılığında, eşelerin evlilik birliği nedeniyle sahip
oldukları ORTAK MALVARLIĞI YOKTUR!
Her eş kendi malvarlığı üzerinde
p
Mülkiyet hakkına
p
yönetme;
p
yararlanma;
p
kullanma ve
p
tasarruf etme hakkına sahiptir.
Mal Ortaklığında ise ORTAK MALVARLIĞI VARDIR
Eşler Birlikte
p
Mülkiyet,
p
Yönetme,
p
Kullanma,
p
Yararlanma ve
p
Tassarruf
etme hakkına sahiptirler.
TÜRK HUKUKUNDA MAL REJİMLERİ
Türk Medenî Kanunu YASAL MAL REJİMİ olarak EDİNİLMİŞ MALLARA
KATILMA REJİMİ’ni kabul etmiştir. Bunun dışında, eşler aralarında yapacakları
mal rejimi sözleşmesi ile SEÇİMLİK MAL REJİMİ olarak
n
MAL AYRILIĞI
n
PAYLAŞMALI MAL AYRILIĞI
n
MAL ORTAKLIĞI
Rejimlerinden birini seçebilirler.
Mal rejimi sözleşmesi evlenmeden önce ya da sonra Noterde
(Düzenleme veya onaylama) şeklinde yapılabilir. Evlilik başvurusu sırasında da
adaylar hangi mal rejimini seçtiği yönünde beyanda bulunabilirler. Mal rejimi
sözleşmesini yapan kişi küçük veya kısıtlı ise yasal temsilcisinin rızaları
alınmak zorundadır (204).
p
Eşlere mal rejimi sözleşmesi ile kanunda
belirtilen seçimlik mal rejimlerinden birini seçme hakkı tanınmıştır. Eşler
anlaşarak kanunda olmayan bir mal rejimini ya da bir başka düzenlemeyi
belirleyip mal rejimi olarak seçemezler.
p
Mal rejimi sözleşmesi ile seçilen mal rejiminin
içeriğinde de değişiklik ancak kanunun izin verildiği hallerde mümkündür. Örn.
Eşler edinilmiş mal grubuna dahil olması gereken kişisel malların gelirlerinin
kişisel mal olacağını sözleşme ile kabul edebilirlerken. Sözleşme ile çalışma
karşılığı elde edilen ücret, maaş gibi edinilmiş malları kişisel mal olarak
kabul edemezler.
Eşler mal rejimi sözleşmesi yapmak zorunda değillerdir,
dolayısıyla seçimlik mal rejimlerden birini seçmediklerinde aralarında yasa
gereği EDİNİLMİŞ MALLARA KATILMA rejimi geçerli olacaktır (MK 202).
EDİNİLMİŞ
MALLARA KATILMA REJİMİNE HAKİM İLKELER
Edinilmiş mallara katılma rejimi kural olarak mal ayrılığı
esasına dayanmaktadır. Edinilmiş mallara katılma rejimi süresince eşler, kanuni
sınırlamalar saklı kalmak şartıyla ‘Mal ayrılığı Rejiminde’ olduğu gibi sahip
oldukları malları yönetme, kullanma ve onlar üzerinde serbestçe tasarruf etme
hakkına sahiptirler. Ancak bu rejiminin sona ermesinde, mal ayrılığından farklı
olarak her eş diğer eşin edinilmiş mallarının değeri üzerinden kural olarak bir
para alacağına sahip olacaktır.
p
Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminde her eş diğer
eşin, kural olarak (emek iş) bir karşılık verilerek elde ettiği mal varlığı
değeri üzerinde hak sahibi olacaktır.
p
Her eş diğer eşin, ancak Edinilmiş Mallara Katılma
Rejimi Devam ederken edindiği mallarda hak sahibi olabilir.
p
Edinilmiş mallara katılma rejiminin sona ermesinde
eşlerin birbirlerinin malları üzerinde, alacak hakkı vardır, ayni bir hakkı
yoktur. Ancak istisnai olarak aile konutu ve aile konutundaki ev eşyası üzerinde
ayni bir hak sahibi olunması mümkündür.
p
Kişisel ve Edinilmiş Mal Gruplarının Değişmezliği
İlkesi esastır.
EDİNİLMİŞ MALLARA KATILMA REJİMİNİN Başlangıcı ve Sona ermesi:
Başlangıcı:
p
Kural olarak evlenme ile
p
Evlenirken eşler seçimlik bir mal rejimin seçtiler
ise daha sonra yapılacak bir mal rejimi sözleşmesi ile de edinilmiş mallara
katılma rejimini seçilebilirler.
Sona ermesi (225):
p
Eşlerden birinin ölümü ile
p
Seçimlik mal rejimlerinden birinin seçimi ile
p
Mahkeme kararıyla (MK 206 md. sayılan sebeplerden
birinin varlığı ve eşlerden birinin talebi üzerine)
p
Evlilik birliğinin boşanma ve evliliğin iptali
kararıyla sona ermesiyle (dava tarihinden itibaren)
EDİNİLMİŞ MAL REJİMİNDEKİ MAL GRUPLARI
Her eşe ait olmak üzere kişisel ve edinilmiş mallardan oluşan
toplam dört mal grubu bulunmaktadır.
p
Her eşe ait malvarlığı değerleri ister eşin tek
başına ister eşlerin ortak mülkiyetinde olsun malvarlığı gruplarından birine
özgülenmelidir.
p
Kanunun sınırlı olarak saydığı Kişisel malların
edinilmiş mal grubuna dahil edilmesi mümkün değildir. Ancak eşler mal rejimi
sözleşmesi ile bir mesleğin icrası veya işletmenin faaliyeti sebebiyle doğan
edinilmiş mallara dahil olması gereken malvarlığı değerlerinin kişisel mal
sayılacağını kabul edebilirler. Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle kişisel malların
gelirlerinin edinilmiş mallara dahil olmayacağını da kararlaştırabilirler. (221)
EDİNİLMİŞ MAL
REJİMİNDE EŞLERİN KİŞİSEL ve EDİNİLMİŞ MALLARI
p
EDİNİLMİŞ MALLAR (219)
Kanun tarafından tanımı yapılmış ve örnekseme yolu ile
sayılmıştır
Tanımı: Her eşin edinilmiş mal rejimi devam ederken karşılığını
vererek elde ettiği değerlerdir:
n
Kanuni ÖRNEKLER:
p
Çalışmanın karşılığı olan edinimler
p
Sosyal güvenlik ve yardım kurumlarının veya
personele yardım amacıyla kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler
p
Çalışma güçünün kaybı sebebiyle ödenen tazminatlar
p
Kişisel malların gelirleri
p
Edinilmiş malların yerine geçen değerler
n
Diğer ÖRNEKLER:
p
Edinilmiş malların gelirleri
Edinilmiş mal rejimi sürerken her eşin bir karşılık vererek elde
ettiği mal varlığı değerleri edinilmiş maldır. Burada ‘karşılık’ kavramı ile ilk
olarak ‘eşin çalışması, emeği’ kastedilmekle beraber, hukuki anlamda bir
karşılık verilerek elde edilen diğer mal varlığı değerleri de, kanunun saydığı
kişisel mallardan biri değilse, edinilmiş mal olarak değerlendirilmelidir. MK
222 maddesi bu öncelik ilkesini düzenlemiştir, buna göre bir eşin bütün malları
aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir.
p
KİŞİSEL MALLAR (220)
n
Kanunda sınırlı sayıda sayılmıştır:
p
Eşlerin yalnız kişisel kullanımına yarayan mallar
İlk akla gelen, elbiseler, traş takımı makyaj malzemesi
parfümler takılar, spor aletleri vb. ancak eğer takı bir yatırım aracı olarak
düşünülmüş ve sadece kişisel kullanıma özgülenmemişse kişisel mal olarak
değerlendirilemez.
p
EMK rejiminden önceki mallar
Eşlerin edinilmiş mallara katılma rejiminden önce sahip olduğu
malvarlığı değerleri. Bu malların, karşılıksız ya da bir emek karşılığında
edinilmiş olmasının bir önemi yoktur.
p
EMK rejimi devamı sırasında miras yolu veya
karşılıksız kazandırma yolu ile edinilen mallar
p
Manevi tazminat alacakları
p
Kişisel malların yerine geçen değerler
n
Sözleşme ile kişisel mal kabul edilebilecek
değerler
p
Edinimli mal sayılması gereken bir mesleğin
icrasına veya işletmeye özgülenen değerler
p
Kişisel malların gelirleri
YÖNETİM, YARARLANMA ve TASARRUF
Her eş edinilmiş mallara katılma rejimi devam ederken sahip
olduğu kişisel ve edinilmiş mallarını yönetme, bunlardan yararlanma ve bunlar
üzerinde tasarruf etme hakkına kanundaki istisnalar saklı kalmak üzere sahiptir.
Örn. Eşlerden biri maaşından tasarruf ederek biriktirdiği
parasını bir üçüncü kişiye bağışlayabilir. Taksitle satın aldığı arabasını, bir
başkasına çok düşük fiyata peşin olarak satabilir. Sahibi olduğu taşınmazı, evi
bir üçüncü kişiye istediği bedelden kiraya verebilir. Sahibi olduğu işletmeyi
diğer eşin müdahalesi olmadan yönetebilir.
İstisnası, MK 194 maddesine göre aile konutu ile ilgili
sınırlamalar ve MK 199 maddesine göre hakimin, ailenin ekonomik varlığını
korumak eşlerin mali yükümlülüklerin yerine getirmeye zorlamak amacı ile alacağı
bir tedbir olan tasarruf yetkisinin sınırlanmasıdır.
MAL REJİMİNİN TASFİYESİ
Edinilmiş mallara katılma rejiminin sona ermesiyle (evlilik
birliğinin sona ermesi, sözleşme ile eşlerin seçimlik bir mal rejimini seçmesi,
hakim kararı ile olağan üstü mal rejimine geçilmesi nedenlerinden biri ile)
tasfiye işlemlerine geçilir. Tasfiye sonunda, eşerlin katılma alacağı ve değer
artışı alacakları belirlenir.
-
Mal rejimin
tasfiyesinde, her eş ilk olarak diğer eşteki mallarını geri alır. Edinilmiş
mallara katılma rejimi eşlere ayni bir hak bahşetmediğinden her eş,
zilyetliğindeki diğer eşin mallarını geri vermekle yükümlüdür.
-
Mal rejiminin sona
ermesindeki mevcut edinilmiş mallar ile kişisel malların tasfiye anındaki
değerleri hesaplamada dikkate alınır. Edinilmiş mallara tasfiyede eklenecek
olan malvarlıkları ise, tasfiye anındaki değil, temliki işlemin yapıldığı
(devredildiği) andaki değerleri ile hesaba katılacaktır.
EŞLERİN ARTIK DEĞER KATILMA ALACAĞININ HESAPLANMASI
Her eş veya mirasçılarının tasfiye sonunda sahip olacağı KATILMA
ALACAĞI her eşin tasfiyede hesaplanan ARTIK DEĞERİ’nin yarısı veya aralarında
sözleşme ile belirlenen oran kadardır.
ARTIK DEĞER, her eşin sahip olduğu Edinilmiş Mallarından,
(edinilmiş mallara eklenecek değerler ile edinilmiş mal denkleştirme alacağı da
dahil olmak üzere,) edinilmiş mallara ilişkin borçların çıkartılmasıyla elde
edilir.
Artık değerin eksi olarak çıkması halinde bu dikkate alınmaz.
Dolayısıyla eşler, birbirlerinin malvarlığı değerleri kaybına mal rejimi emk
rejimi nedeniyle ortak olmazlar.
ARTIK DEĞER, her eşin aktif değerlerinden
pasif değerlerinin çıkartılması ile bulunur.
örnek için tıklatın!
AKTİF DEĞERLER
-
Mal rejiminin sona
ermesi anında mevcut EDİNİLMİŞ MALLAR
-
Edinilmiş Mallara
EKLENECEK DEĞERLER (229)
-
Eşlerden birinin
mal rejimi sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan
olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar
-
Bir eşin mal
rejimi devam ederken diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla yaptığı
devirler
-
Edinilmiş malların
DENKLEŞTİRME ALACAĞI (230 I, III)
-
Bir eş kişisel
borçlarını edinilmiş mallarından ödedi ise bu miktar tasfiyede edinilmiş
malların denkleştirme alacağı olarak hesaba katılır
-
Bir eşin
edinilmiş malları, kişisel malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya
korunmasına katkıda bulundu ve böylece bu kişisel malda bir değer artışı
veya azalışı oldu ise edinilmiş malın denkleştirme alacağı, katkı oranına
ve malın tasfiyedeki değerine; mal daha önce elden çıktı ise hakkaniyete
göre yapılır (Neden mal elden çıktığındaki değer göre olmamakta!).
PASİF DEĞERLER
·
DEĞER ARTIŞ PAYI (227)
Eşlerden biri diğerine ait bir malın,
edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık
almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer
artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur ve bu alacak o malın
tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanır; bir değer kaybı söz konusu
olduğunda katkının başlangıçtaki değeri esas alınır.
Böyle bir malın daha önce elden çıkarılmış
olması hâlinde hâkim, diğer eşe ödenecek alacağı hakkaniyete uygun olarak
belirler.
Eşler, yazılı bir anlaşmayla değer
artışından pay almaktan vazgeçebilecekleri gibi, pay oranını da
değiştirebilirler.
[231 md göre, borç edinilmiş mal grubuna
ait olmalıdır. Dolayısıyla, değer artış payı artık değeri hesaplanan eşin
edinilmiş mal grubuna ait bir borç olmalıdır. Eğer değer artış payı kişisel mala
ilişkinse pasif kalem olarak değerlendirilmemelidir]
Eğer eşlerden biri, edinilmiş mala ilişkin borcunu kişisel
mallarından ödemişse. Edinilmiş mal grubu Kişisel mal grubu aleyhine
zenginleşmiş olacaktır. Bunun önüne geçmek için bu değer kayması miktarı artık
değer hesabında dikkate alınacaktır.
Edinilmiş mallara ilişkin borçlar da artık değerin hesabında
pasif kalem olarak dikkate alınır.
ARTIK DEĞERE KATILMA
Her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait
artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olurlar. Ancak eşler sözleşme ile
farklı bir katılım oranı belirleyebilirler. Her iki eşin katılma alacağı, kanun
gereği takas edilir.
Zina veya hayata kast nedeniyle boşanma
hâlinde hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun
olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir.
Tasfiye sonucunda kadın:
½ Kendisinin Artık Değerine
½ Kocasının Artık Değerine
ve Kişisel Mallarına sahiptir.
Koca da:
½ Kendisinin Artık Değerine
½ Karısının Artık Değerine
ve Kişisel Mallarına sahiptir.
ARTIK DEĞERE KATILMA ALACAĞI, DEĞER ARTIŞ PAYI ve İFASI
Katılma alacağı ve değer artış payı bir para borcudur. Ancak bu
borç para ile ifa edilebileceği gibi ayın ile de ifa edilebilir. Ayni ifada
malların sürüm değeri dikkate alınır.
Sağ kalan eş, eski yaşantısını devam
ettirebilmesi için, ölen eşine ait olup birlikte yaşadıkları konut üzerinde
kendisine katılma alacağına mahsup edilmek, yetmez ise bedel eklenmek suretiyle
intifa veya oturma hakkı tanınmasını isteyebilir; mal rejimi sözleşmesiyle kabul
edilen başka düzenlemeler saklıdır.
Sağ kalan eş, aynı koşullar altında ev
eşyası üzerinde kendisine mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir.
Haklı sebeplerin varlığı hâlinde, sağ kalan
eşin veya ölen eşin yasal mirasçılarının istemiyle intifa veya oturma hakkı
yerine, konut üzerinde mülkiyet hakkı tanınabilir.
Sağ kalan eş, mirasbırakanın bir meslek
veya sanat icra ettiği ve altsoyundan birinin aynı meslek veya sanatı icra
etmesi için gerekli olan bölümlerde bu hakları kullanamaz. Tarımsal taşınmazlara
ilişkin miras hukuku hükümleri saklıdır.
ÜÇÜNCÜ KİŞİLERE
KARŞI DAVA HAKKI
Tasfiye sırasında, borçlu eşin malvarlığı
veya terekesi, katılma alacağını karşılamadığı takdirde, alacaklı eş veya
mirasçıları, edinilmiş mallarda hesaba katılması gereken karşılıksız
kazandırmaları bunlardan yararlanan üçüncü kişilerden eksik kalan miktarla
sınırlı olarak isteyebilir.
Dava hakkı, alacaklı eş veya mirasçılarının
haklarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde
mal rejiminin sona ermesinin üzerinden beş yıl geçmekle düşer.
Burada tasfiyede eklenecek değerlere
ilişkin hukuki işlemlerin geçersizliği söz konusu değil, kanundan kaynaklanan
bir borç yükümlülüğü söz konusudur.
|